DAHA İYİ ANA ARILAR (Bölüm 2)

DAHA İYİ ANA ARILAR (Bölüm 2)

🎬 AnaArıcı yapay zekâ seslendirmeli video

DAHA İYİ ANA ARILAR (Bölüm 2)

Bu yazı dizisi Jay Smith'in "Better Queens" adlı kitabından tercüme edilmiştir. Tercüme: Hakan BOZKURT

En zayıftan en iyiye doğru, az önce bahsettiğimiz farklı ana arı sınıfları, larvaların aldığı yiyecek türü ve miktarının eşit önemde olmasıyla ortaya çıkar. Arıların oğul ve süpersedür sırasında ürettiği kadar iyi analar üretmek istiyorsak ve kimsenin sizden daha iyisini yapabileceğine inandırmaya çalışmasına izin vermiyorsak, arıların performansını olabildiğince kopyalamalıyız. Bir oğul hücresi inşa ederken, iyi gözler başladıktan sonra, ana arı içine bir yumurta bırakır. Arılar, larva yumurtadan çıkar çıkmaz hücreyi oldukça fazla arı sütüyle doldururlar ve bu bol miktarda beslemeyi hücre kapağı kapatılıncaya kadar sürdürürler. Buradan anlaşılacağı gibi, eğer kaliteli ana arılar isteniyorsa, larva aşılama yönteminin ana arı yetiştirmek için en uygun yöntem olmadığı kolayca görülebilir. Yaklaşık olarak, 2 kg civarında arısı olan bir başlatıcı kovanında tutulmalıdırlar. Bu büyük arı gücünün, verilen yeni petekteki ana gözleri dışında beslenecek kuluçka olmaması nedeniyle, bu tür larvalar, oğul veya süpersedür hücrelerindeki larvalar kadar iyi beslenirler. Arılarla dolu büyük bir koloniyi oluşturacak tam gelişmiş ana arılar üretmek için, larvaların yumurtadan çıkar çıkmaz bol miktarda arı sütü ve hücreler mühürlenene kadar kesintisiz besleme ile bol miktarda arı sütü almaları gerektiği açıktır.

DAHA İYİ ANA ARILAR (Bölüm 2)

Gençler için besin konusuna bakalım. Herhangi bir türden yeni doğan bir canlı, uygun gelişme sağlanırsa bol miktarda besini olmalıdır. Yetişkinler, etkilenmeden bir süre aç kalabilir ve çoğu durumda böyle bir açlık faydalı olabilir. Gençlerde ise öyle değildir. Oldukça fazla bebek, annelerinin sütü yerine suni besinler verildiği için erken yaşlanıyor. Pek çok bebek ölüyor, çünkü bir şarlatan doktor Doğa'yı saf dışı bırakmak istiyor. A'dan Z'ye vitamin açısından zengin bazı yeni sahte besinler yazıyor. Üzücü deneyimlerden biliyorum. İnanıyorum ki, eğer gerçek bilinseydi, bu şekilde beslenen çocuklar hapishane parmaklıklarının arkasında (hayatlarının ilk altı ayında annelerinin sütünü içebilselerdi) orada olmayacaklardı. Düzgün beslenme eksikliği nedeniyle, vücutları ve beyinleri gerektiği gibi gelişmemişti (olgunlaşmamıştı).

İnsan için en kötü yiyeceklerin, beyaz un ve şeker olduğu kanıtlanmıştır. Bu nedenle, şeker insan gıdasına uygun değil ise, arılar için ne kadar uygundur? Bal, arılar ihtiyaç duyduklarından daha fazlasını ürettikleri için, Tanrı'nın arılar için yaptığı besindir. Daha fazla bilgiye sahip olmamız gerektiği açıktır. Bal, şekerde asla olmayan, mineraller ve değerli enzimler açısından zengindir (hatta daha fazlası).

Ana hücresi inşa eden koloniye şeker verildiğinde, en iyi ve en güçlü anaların yetiştirilemeyeceğini rahatlıkla kanıtladım . Bu üretken, uzun ömürlü ana arıları yetiştirmek istiyorsanız, yalnızca bal ile beslenmelidirler. Bal ile beslerken yağmayı önlemek için, ana hücresi inşa eden koloninin arkasına damızlık kovandaki ile aynı şekilde bir besleyici koloni yerleştirilmelidir.

Yanlış beslenmenin, kişiyi hastalığa duyarlı hale getirdiği iyi bilinmektedir. Şimdi, arıların aşırı miktarda şekerle beslenmesinin onları, Amerikan Yavru Çürüklüğü ve diğer arı hastalıklarına daha duyarlı hale getirdiğine inanmak mantıklı değil mi? Amerikan Yavru Çürüklüğü'nün güneye göre kuzeyde daha yaygın olduğu bilinmektedir. Neden? Kuzeydeki arılara daha fazla şeker verildiğinden; güneyde arılar yılın büyük bir bölümünde nektar toplayabildiği için şeker şurubu beslemesine gerek yoktur.

Ana arı hücrelerini kabul etmeleri için, çiftleştirme kovanlarındaki arılara şeker şurubu veriyoruz ancak bakire analar henüz hücrelerde olduğu için herhangi bir zarar görmezler. Gerçeği görebilirseniz, bakire ananın hücreden çıkar çıkmaz şeker içeren peteklere değil, bal içeren peteklere gideceğinin farkına varılacağına inanıyorum. Ana hücrelerini kabul ettirmek için bal ile beslemekten sakınmamızın nedeni, özellikle arıların az olduğu çiftleştirme kovanlarında soyguna neden olacağıdır. Çoğu zaman, sadece tarladan nektar gelmediğinde besleme yaparız. Tabii hastalık varsa, hastalık mikroplarını yok etmek için ısıtılmadıkça, bal ile beslenmemelidirler. Isıtma enzimleri yok eder. Minerallere etki edip etmediğini öğrenmenin hiçbir yolu yok.

Yavrular için besinin önemi, özellikle ana arı larvaları inanılmaz bir hızla büyürken geçerlidir. Bir besi danasının bir yılda büyüdüğü kadar, bir günde büyür . Bu büyüme hızıyla genç larvayı aşı yaparken 40 dakika yiyeceklerden uzak tutarsak, bu bir yavruyu iki hafta annesinden uzak tutmakla eşdeğerdir. Birkaç kayıtlı Guernsey sığırına sahibiz ve buzağıların iki ay boyunca anneleriyle birlikte koşmalarına izin veriyoruz. Bugünkü süt fiyatına göre, her bir buzağı yüz dolar değerinde süt tüketiyor, ancak sonuçta ortaya çıkan hayvan yüz dolardan daha fazla değerde. Buna, gurur duyduğumuz hayvanları yetiştirmekten aldığımız zevki de ekleyin!

Birinin "Tamam, pekala, bizi ikna ettiniz, bu yüzden işe koyulun ve zamanından önce değiştirilmeyecek ve mevsiminde bol miktarda balı üretecek süper anaları nasıl yetiştireceğimizi anlatın." dediğini hayal edebiliyorum. Bunu yapacağım. Önce okuyucuyu, ticari şekilde ana arı yetiştirmede kullandığımız yöntemle yanıma alacağım ve ardından sezonda verimi %50 artırmak için, ilave bir düzine yöntemleri anlatacağım.

Damızlık ana arı kovanı, sistemimizin en önemli noktasıdır ve uzun yıllar süren deneylerden sonra geliştirilmiştir. Zorluk, damızlık ananın her gün yeni petekte tutarlı bir şekilde yumurtlamasını sağlamaktı. İlk önce ananın bal ve polen içeren iki çerçeve arasına yumurtlamasını istediğimiz yeni peteği yerleştirdik. Bazen yeni peteğimize yumurtlardı ama çoğu zaman eski peteklere yumurtlar ve yeni peteğimizi görmezden gelirdi. Daha sonra, sadece yeni peteği içeren bölmeli bir kovan yaptık. Bu sadece kısmi bir başarıydı, çünkü ana arı bu şekilde kafeslenmekten hoşlanmıyor gibi görünüyordu ve anayı kaybetme riski de vardı. Muhtemelen ana arının endişe ve huzursuzluğundan ya da muhtemelen arılar onu yalnız kalmış ve başarısız olarak algıladıklarından dolayı öldürüyorlardı. Sonunda ananın tüm sezon boyunca her gün yeni peteğimize yumurtladığı ve bundan zevk aldığı mevcut sistemimize ulaştım.

Resim, çerçevenin kısmen ahşapla kaplı olduğunu ve geriye küçük bir petek bırakıldığını gösteriyor. Bu çerçevelere, kısmi petekli ahşap çerçeve diyeceğiz. Kraliçenin bu petekleri yumurta ile doldurması kısa bir zaman alır, böylece yeni peteğimize zaman ayırabilir. Standart ebatlı çerçeveler çok iyi iş çıkarır ancak biz Modifiye Dadant çerçevelerde kullanılan boyutu daha derin olduğu için tercih ediyoruz. Bu yeni beyaz peteklerden biri, kısmi petekli ahşap iki çerçeve arasına yerleştirildiğinde, diğer iki çerçevedeki kısmi petekler yavrularla dolduğu ve yeni petekli çerçeve tam ortada olduğu için ana arı hemen yeni petekte yumurtaya başlar. Bu, ananın aynı anda yumurtlaması için davetkar bir petektir. Bir bölme tahtası, üç çerçeveyi içeren bölmeyi kovanın geri kalanından ayırır. Bölmenin altında kovanın altına bir kilit çakılır. Alttaki kilit ile yukarıdaki bölme arasında 2,5 cm'lik bir boşluk bırakılır. Bu açıklığın üzerine bir ana arı ızgarası tutturulur. Izgarayı altta tutmak en iyisidir. Normal örtüyü kullanırken, balmumu veya propolisin bölmenin üstünde birikmesi nedeniyle, kraliçe bazen bölmesinden çıkar. Bunun üstesinden gelmek için, bölme kenarları kovan kenarından 2 cm kadar yüksek tutulur. Bu düzenlemeler ile ana arı asla bu bölmeden çıkamaz. (Hakan Bozkurt uyarı notu: Günümüzde 3'lü ana arı kafesi (izolatörü) olarak satılan, üç tam çerçeveyi içine alan, dış kısmı komple ana arı ızgarası kaplı plastik kafesler işinizi çok rahat görecektir)

Her gün yumurtalı petekler alınırsa, damızlık kovandaki arıların sayıları hızla azalacaktır, çünkü sahip olacakları tek yeni kuluçka, ahşap çerçevelerdeki peteklerden gelecektir, bu nedenle, kolonideki arıların gücünü korumak için bir yol bulunmalıdır. Başlatıcı kolonideki başlatılmış ana arı hücrelerini çıkardığımızda, damızlık kovanın önünde bir rampaya, besleyici arıları bir fırçayla düşürtürüz.(Ana arı gözleri olan çerçeveyi silkelemeyin. Ana arı larvalarına zarar verir. HB) Erişkin arılar uçacak ve böylece kalan genç arılar damızlık kovandaki arılara katılacak. Bu yöntem çok yardımcı olur, ancak kısa süre sonra daha fazla arıya ihtiyaç duyacaklardır, bu durumda arıları diğer ​​kovanlardan birden fazla çerçeveden silkeliyoruz. Bu şekilde güçleri korunacaktır.

Yemlik, damızlık kovanının önemli bir parçasıdır. Arılara nektar gelmediğinde, en iyi sonuçlar için çok gerekli olduğunu belirttiğimiz, bolca beslenen larvaları almak istiyorsak koloni beslenmelidir. Kovanın arkasına monte edilmiştir. Arıların yemliğe girebilmesi için kovanın arkasında bir delik açılır. Besleme sırasında, yemliğin kapağı geri kaydırılır ve içine bal veya şurup dökülür. Arılığımızın kilometrelerce uzağına kadar olan alanda arı hastalığı olmadığı için, bal ile besleme yapıyoruz. Bal arılar için şeker şurubundan çok daha iyi besindir, ancak hastalık varsa şeker şurubu ile beslemelidir.

Bununla birlikte, yıllarca gözlemledim, bakıcı arıların şeker şurubu ile beslendiğinde doğru şekilde süt salgılayamayacağına eminim. Yemliğe ilk bal koyduğumda şaşırdım. Bir yağma sezonundaydık ve onu test etmek istedim çünkü onunla ilgili bir teorim vardı, yağmaya neden olmamalıydı. Girişteki arılara bakarak takviye beslendiklerini söyleyemediğinizi beklediğimden dolayı, tezimi çok iyi kanıtladı. Şimdiye kadar normal yemlikler ile hep geceleri beslemek zorundaydık yoksa soyguncular koloniyi yağmalıyordu. Yağmaya neden olan şey, arıların balla kaplanması ve daha fazla hava almak için kovan önüne çıkmasıdır. Diğer kovanlardan gelen arılar onları fark eder ve ardından tüm kovanı soyguna başlar. Yemliğimizde, herhangi bir arı balla veya şurupla bulaşırsa, önce bir arı grubundan, sonra ana arı ızgarasından ve daha sonra başka bir arı grubundan geçmek zorundadır. O zamana kadar diğer arılarca tertemiz yalanır ve hava almak için dışarı çıkmaları gerekmez.

Arılar, temel petekteki hücreler kadar düzgün hücreler oluşturmazlar, bu nedenle kesim sırasında birçok larvayı yok olacağından, bu tür bir doğal peteği kesmek zordur. Yumurtalar temel petekteki hücrelere yumurtlandığında, hücre sırasının tek tip olması ve kolayca düz bir çizgi halinde kesilmesi çok daha kolaydır. Şimdi, gerekliliğini çok sık vurguladığımız, bol miktarda beslenip beslenmediklerini görmek için hücrelerdeki larvaları inceleyelim. Larvalar o kadar küçüktür ki, çıplak gözle neredeyse hiç görülmezler. Oğul hücrelerindeki larvalar kadar, arı sütü ile sıvı altında kalırlar. Arılar onları beslemeye devam ederken aynı hücrelerde kalacaklar. Şimdi bu larvaları krallık yolunda başlatmaya hazırlanalım.

Hücreleri başlattığımız kovana başlatıcı ​​kovan diyoruz. 1901'de ana arı yetiştirmeye başladığımdan bu yana, geçen yıllarda çok fazla deney yaptım. Elimi ana yetiştirmede ilk denediğimde, bir başlatıcı ​​kovanı kullandım. O zamanlar daha iyi bir yol olabileceğini düşünürdüm ve sonra bundan vazgeçerdim. Bazı iyileştirmelerle, bu uygulamada kalmanın iyi olduğunu gördük.

Yıllar önce Henry Alley, "Oğul kutusu" dediği şeyi kullandı. İçinde ana hücresi başlatmadı, ancak arıları birkaç saat içinde tuttu ve gece onları yavruları veya anaları olmayan bir kovana attı. Ana hücrelerini kabul etmeleri için, arıları bir süre anasız tutmanın gerekli olduğunu düşünüyor gibiydi. Daha sonra hazırlanan hücreler, iki çerçeve bal ve polen içeren kovandaki arılara verildi. Bay G.M. Doolittle, arılar üç gün anasız tutulursa, hücreleri daha iyi kabul edeceklerini söyledi. Deneyimlerime göre, arıların ana hücrelerini bir veya iki saat sonra dahi, daha uzun süre anasız bırakılanlarda olduğu gibi, kolayca kabul ettiklerini gördüm. Genellikle arıları, oğul kutusunda bir ila iki saat arasında tutuyoruz, bu da onlara başlatıcı ​​kovanına aktarılırken, üzerlerine dökülmüş olabilecek balı temizlemek için bolca zaman veriyor. Başlatıcı ​​kovanımız beş standart çerçeveyi (Dadant) alacak kadar geniş yapılmıştır. Arıların beslenmesine uygun, yanlarında takoz bulunan ahşap tabanı vardır. Üç çerçeve bal ve polen konur, ancak yavru yoktur. Nektar gelmiyorsa, başlatıcı ​​kovanını doldurmada kullanılacak arılar, kullanılmadan üç gün önce beslenmeli ve başlatıcı ​​kovanına katılıncaya kadar bu beslemeye her gün devam edilmelidir.

Çoğumuzun gözden kaçırdığına inandığım bir konu da, hapsedilmiş arılar için yiyecek ve su gerekliliğidir. Hepimiz arıların yavru yetiştirirken nasıl bol miktarda su taşıdığını gözlemlemişizdir. Şimdi bu su, arılar için ana arı yetiştiriciliğinde, bol miktarda süt üretirken daha fazla suya ihtiyaç duyduğundan daha da gereklidir. Bunu sağlamanın en iyi yolu ortadaki peteği sulandırılmış balla doldurmaktır. Bu sadece gerekli suyu sağlamakla kalmaz, içerdiği besin de nektar akışı görevi görür. 50 hücreye başlanacaksa 2 ila 3 kg arasında arı kullanılmalıdır. 75 ila 100 hücre başlanacaksa 3,5 ila 4,5 kg arı konulmalıdır. Başlatıcı ​​kovanına daha fazla sayıda arı konulursa gölgede veya serin bir yerde tutulmalıdır. Yanlardaki uçma delikleri bol miktarda havalandırma sağlar.

Başlatıcı ​​kovanı için arıları alırken, arıları silkelemeden önce her çerçevede ana arıyı arar ve tutardık. Bu çok fazla çalışma gerektiriyordu ve bazen hava bulutluyken, anaları bulmak neredeyse imkansızdı. Yine yağmacılık sorunu varken, anayı çabucak bulamazsak kovanı kapatıp, bir başkasına gitmek zorunda kalırdık. Üç koloniden arıları toplama durumunda, en iyi ihtimalle en az yarım saat ve genellikle daha uzun sürerdi. Mevcut sistemimizle, başlatıcı ​​kovanı beş dakika içinde üç veya dört koloniden arılarla doldurulabilir ve bu da yağmur veya şimşek veya yağmacılık olmadan sağlanabilir.

Arısı alınacak koloniler, iki kat olarak hazırlanır ve arasında ana arı ızgarası koyulur. Ana arılar aşağıda hapsedilmiş ve üst ilave kat ise kuluçka ile dolu tutulur. Başlatıcı ​​kovanını doldurmak için yapmanız gereken tek şey, basitçe ilave kattaki arıları silkelemektir. Bazıları damızlık kovanının ve bitiricilerin gücünü korumak için kullanıldığından, arılar bir miktar tükenecektir, bu nedenle bu kolonilere diğer kolonilerden mühürlenmemiş kuluçka verilmelidir. Her koloniden arıları dört günde bir kullanıyoruz.

(Hakan Bozkurt notu: Bu konuda çok faydalı olacağını düşündüğüm bir videoyu ekliyorum. M.Peker İskar'ın videosu için yandaki kırmızı yazıyı tıklayın. Çıtalara Şeritleri Yerleştirme )

Şimdi damızlık kovandaki larvaların kullanıma hazır olduğunu düşünelim. Önce biraz balmumu eritilmelidir. Elektrikli bir ocak veya bir soba kullanılabilir.

Damızlık kovandan gelen petek bir çıta genişliğinde şeritler halinde kesilir. Küçük bir boya fırçası ile çubuk mumlanır ve mumlu çubuğa hücre şeritleri yapıştırılır. Daha sonra hücre şeritlerinin kenarlarına fırça ile balmumu sürülür. Balmumu soğutulur ve hücre şeridinin her iki tarafında hücreleri yeterince güçlü hale getirmek için yeterli balmumu olana kadar daha fazla balmumu sürülür. Ana arı hücrelerine yer açmak için hücrelerdeki larvaların bir kısmının yok edilmesi gerekecektir. Birçok yöntem denedik, ancak larvaları yok etmenin en iyi yolunun hücrelere bir sivri uç sokmak ve dipleri iyice ezmek olduğunu bulduk. Genellikle, üç hücreden oluşan bir kümeden iki hücreyi yok ederiz ve bir tanesine uzun büyük ana arı hücreleri için bol miktarda yer açarız. Ana arı hücrelerinin belli aralıklarla oluşturulması için ise bazı hücrelerin hepsini de yok ederiz.

Hücreler gecikmeden arılarca bakılabilmeleri için, mümkün olan en hızlı şekilde hazırlanmalıdır. Çoğunlukla ihtiyacımızdan daha fazla hücremiz oluyor. İlginç bir özellik, larvaların arılardan dört gün uzakta tutulmalarına rağmen, boyut olarak bir bit büyümemiş olmalarıdır. Bu, arılardan uzak kalmış larvaların büyümediğini gösterir, bu nedenle onları olabildiğince kısa sürede arılardan uzak tutmalıyız.

Her çerçevede iki çıta kullanıyoruz. İki ana arı hücreli çerçeve yerleştirilir, sulandırılmış bal içeren petek ortadadır. Hücreler, çerçevenin ortasında daha iyi inşa edilecektir, çünkü ana hücrelerinin olduğu çıtalar, çerçevenin üst kısmına yakın olduğu yerlerde, arılar üzerlerine petek örmeğe meyillidir.

Şimdi başlatıcı ​​kovanındaki arıları ele alalım. Geldikleri kolonide bir larva sürüsünü besliyorlardı. Bol miktarda arı sütü salgılıyorlardı. Artık besledikleri yavrulardan uzaktalar. Yalnızlıklarını hissederler. Bezlerindeki süt, rahatsızlıklarına neden oluyor gibi görünüyor. Ana arıları büyütmek istiyorlar ve bu fazla sütten kurtulmak istiyorlar. Onlara hücreli çıtaları verince, isteklerinin yerine getirildiğine dair sevindirici haberi yaymak için hemen neşeli bir uğultu yayarlar. Çoğunlukla hazırlanmış hücrelerle geldiğimde ve hücreli çıtaları başlatıcı ​​kovanına girdiğimde bir uğultu oluştururlar. Belli ki, onlara verdiğim hücrelerdeki larvaların kokusunu alıyorlar. Bu yazdıklarımı okuyanlar, konuyu bilemeyebileceği için, işçinin karnının ucunda koku bezleri olduğunu belirteyim. Arılar bu bezi açığa çıkararak ve kanatlarıyla havalandırarak, kokuyu diğer arılara yayarlar. Bay Eugene Pratt, 1891 yılında bu bezin keşfi ile akredite oldu. Bu arada, Bay Pratt, "Şeker, arılar ve beyin (akıl), ana arı yetiştiriciliğinde başlıca faktörlerdir." Çok fazla miktarda arı ve şeker kullandığımız için çoğumuzun başarısız olduğunu sık sık dile getirdim!

Şimdi arıların bu hazırlanmış hücreleri aldıktan sonra yaptıkları ilk şey nedir? Önce larvaları besleyerek bezlerinde biriken sütü boşaltırlar. Ardından, işçi hücrelerinin duvarlarını yıkmaya başlarlar. Arıların işçi hücrelerini büyüttüğü birçok kişi tarafından belirtilmiştir. Fakat bunu yapamazlar. İşçi hücre duvarlarını yıkarlar ve larvaların üzerine ana arı hücreleri oluştururlar. Bu şekilde hücreleri istedikleri gibi inşa ederler ve herhangi bir insan yapımı mekanizmaya katlanmak zorunda kalmazlar. Fotoğraflar arıların hücrelerini nasıl inşa ettiklerini gösteriyor.

Resim, arıların işçi hücrelerini nasıl parçaladığını ve yeniden inşa etmeye başladığını gösterir. Sağdaki bir hücre şimdiden şekillenmeye başladı. Bu fotoğraf, şeritler arılara verildikten sadece dört saat sonra çekildi . Dört saat sonra daha fazla fotoğraf çekmeyi düşünmüştüm ama karanlık çöktü, bu nedenle diğer resim ertesi sabah çekildi ve görülebileceği gibi arılar işi en hızlı şekilde hızlandırıyorlar. Ne kadar iyi bir başlangıç ​​yaptıklarına ve bu hücrelerdeki larvaların, genellikle aşılama için kullanılanlardan daha küçük olduğuna dikkat edin.

Bir sonraki resim, sonuncudan 24 saat sonra çekildi ve şimdi her hücrede 13 mm arı sütü depolandı.

Son resim bir öncekinden 24 saat sonra çekildi ve görülebileceği gibi sağdaki hariç tüm hücrelerin üzeri kapatılmıştı ve iki saat sonra o hücre de kapatıldı.

Hücreleri işçi hücrelerinden başlatırken arılar önce onları "parçalayıp" sonra "büyütür". Bu bana yıllar önce meydana gelen bir olayı hatırlattı. Karıma, çok sayıda ana hücresi bulunan kovanıma bir bakire ananın girdiğini ve bu bakirenin hücreleri bozduğunu söyledim. Bakire ananın "cehennemi yükselttiğini" söylediğimi hatırlıyorum. Benim aklımda kalan ilginç bir benzetmeydi.

Arılar artık hücreleri yeniden şekillendirmekle meşgulken, onları bitirmeye hazırlanmalıyız, çünkü en iyi sonuçlar için, başlatıcı ​​kovanında 24 saatten fazla kalmamalılar. Tekrar ne yaptığımızı ve sonra neden yaptığımızı anlatacağım. Hücreleri bitirmek için en iyi koloni , güçlü bir anasız kolonidir. Resim, Walter Kelly'nin, How to Grow Queens for Fifteen Cents adlı kitabında gösterilen larva transfer yöntemiyle oluşturulan hücreleri gösteriyor . Ayrıca suni hücre kaplarının kullanımı gösterilmektedir.

Şimdiye kadar, sistemimiz, iyi hücrelerin başlatılması konusunda kusursuzdur, çünkü onlara en iyi sonuçlar için çok fazla sayıda hücre verirsek, yalnızca en doğru şekilde oluşturabilecekleri sayıda ana arı hücresi yapacaklardır. Burada arı davranışının ilginç bir özelliği bulunur. Larva aşılama yönteminde, arılar onlara verdiğimiz tüm hücreleri kabul ederken, gerçekte bu sayının ancak dörtte birine en uygun şekilde bakacak durumdadırlar. Neden en uygun şekilde bakabileceklerinden daha fazla yapay ana arı hücresi kabul ediyorlar sorusuna cevap ise, bal arısının kendine özgü bir özelliğindendir. Çünkü bal arılarının başladıkları herhangi bir işi bitirmeleri veya bitirmeye çalışmaları, daha önce (bizim yöntemimizde) kendilerine bırakılmıştır. Larva aktarmada ise asla bu kadar hücre başlatmazlardı.

Bu özellik, bir koloninin üstüne bir kuluçka katını, ana arı aşağıda olacak şekilde yerleştirirseniz kolayca gözlemlenebilir. Arılar nadiren ana arı hücrelerine bu üst kuluçka katından başlarlar. Ancak hücreler başlatılır ve ana arı ızgarası üstüne yerleştirilirse, arılar ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışacaktır. Bu nedenle, yapay ana arı hücreleri bir ana arı ızgarası üzerinde verildiğinde, onları ana başlangıç ​​hücreleri olarak kabul ederler, böylece onları bitirmek için ellerinden gelenin en iyisini yaparlar. Hücreler bizim yöntemimizde olduğu gibi verildiği zaman, onları başlatılmış olarak görmüyorlar, bu yüzden sadece mükemmel bir şekilde tamamlayabilecekleri sayıyı kabul ediyorlar.

Indiana'da çoğu zaman, koşullar çok iyi olmadığı zamanlarda da ana arıları yetiştirmeye çalışıyorduk. Müşterilerimiz ana arılarını veya paralarını geri istiyorlardı, bu yüzden şartlar ana arıları miktar olarak yetiştirmeyi imkansız hale getirdiğinde bile, anaları yetiştirmeye çalışıyorduk. Bu hücrelerin çoğunda, larvalar üç günlükken, etraflarında onları zar zor hayatta tutmaya yetecek kadar az arı sütü oluyordu. Tecrübem gereği, sadece zavallı kalitesiz anaların böyle bodur hücrelerden kaynaklanacağını ve bıçağımı alıp yüzlercesini kazıyıp, yok etmem gerektiğini biliyordum.

Şimdiki sistemimizi kullanıyor olsaydık, arılar yüz yerine on veya bir düzineden fazlasını kabul etmezlerdi ama mükemmel bir şekilde bitirirlerdi. Ekstra temkinli olmak için başlatıcı ​​kovandaki arılara kabul edecekleri hücre sayısının, yarısından fazlasını vermemeye çalışıyoruz. Bu nedenle, belirtildiği gibi, şu ana kadar, sistemimiz iyi hücreler elde etmeye başladığında kusursuzdur, ancak bundan sonrasını arıcı devralmalıdır. Onları bitirecek arılar, en iyi durumda olmadıkça ve sayıları güçlü olmadıkça, yine de zayıf hücreler üretebilirsiniz.

Ana arı hücrelerini bitirecek olan anasız kolonide en az 2 kg arı ve birkaç çerçeve çoğunlukla kapalı yavru içermelidir. Nektar gelmiyorsa, bu koloni bolca beslenmelidir. Yine, ekstra temkinli olmak için, başlatılan hücreleri bitirmek için iki kolonimiz bulunuyor. Bu iş doğru bir şekilde yapılırsa, her parçasında arıların oğul verme sırasında inşa ettikleri kadar iyi hücreler üretebilirsiniz. Güçlerini korumak için takviye arılar ayrıca eklenmelidir.

Kaynak: Pendore Blogu — çeviri/derleme. Hakan Bozkurt

İlgili içerik: Ana arı satışı · Ana arı üretimi · Arı ırkı bulucu


WhatsApp ile sorHemen ara