TABULARI YIKMAK ? ÇERÇEVE GENİŞLİĞİ ÜZERİNE BİR ANALİZ
🎬 AnaArıcı yapay zekâ seslendirmeli video

Bu çalışmamda, Türkiye'de standart Langstroth tipi kovanlarda kullanılan çerçeve ölçüsü üzerinde bazı saptama, değerlendirme ve yorumlarda bulunacağım. Bu yorum ve değerlendirmelerimde 20 yılın üzerindeki arıcılık tecrübemden de yararlandım. Fakat çalışmamızın temelinde, Avrupa ve Amerika'daki güncel bilgileri temel aldığımı belirtmek isterim. Türk arıcılığında bir farkındalık yaratmak istedim.
Modern kovanlar Türk arıcılığına, Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren girmeye başladı ve zamanla bu dönüşüm tamamlandı. Fakat Langstroth tipi kovanların standardı en baştan belli olmasına rağmen, Türkiye içinde her bölge kendine has, özel bir ölçüyü benimsedi. Bugün bile güncelliğini koruyan kovan ölçü farklılığı, arıcılar arasındaki arı ticaretinde ve çerçeve ölçülerinde büyük sıkıntılar çıkarmakta, birbirine tamamen uyumsuz çerçeveler imal edilmektedir.

Halen bazı tanımlama sıkıntıları yaşanmaktadır. Örneğin, çerçeve yüksekliği denince, her arıcı farklı şekilde anlamaktadır. Sanki farklı ülkelerde yaşayan iki arıcı gibi anlaşamamaktayız. Bir arıcı 23 veya 24 cm çerçeve yüksekliği deyince, ne anlamalıyız? sorunu ortada cevap beklemektedir.
Benim bu yazıda değineceğim konu ise, pek dikkatinizi çekmeyen bir konu. Hatta, hemen hemen Türk arıcılarının tamamının kabul edip kullandığı, çerçeve yan yanak genişliği mevzusu.
Hemen birçok arıcı bilecektir ve 37 mm ( 3,7 cm ) olarak yanıtlayacaktır. Bu çalışmamızda 37 mm yanak genişliğini irdeleyeceğim. Hepimizin doğru bildiği, tabu haline gelmiş bu ölçünün aslında birçok sıkıntının kaynağı olduğunu gözler önüne sereceğim.
Türk tipi Langstroth kovanlarda çerçeve genişliği 3,7 cm olup, 10 çerçeve toplam 37 cm genişliktedir. Her iki yanda doğru olarak bırakılan; (=arı boşluğu) 0,75 cm boşluklarla beraber, kovan iç genişliği 38,5 cm olarak imal edilmektedir. Buraya kadar yapılan hesaplar, sizlere doğru görünebilir. Gelelim benim itirazlarıma, bu ölçüye karşı çıkma sebeplerime;
1)- Öncelikle Langstroth kovanının icat edildiği 1852 yıllarında, baştan 37 mm, hatta 38 mm olarak belirlenen çerçeve genişliği, ilerleyen yıllarda yapılan hata düzeltmeleriyle 35 mm'ye düşürülmüştür.
2)- Bizde ise, Cumhuriyetin ilk yıllarında modern çerçeveli kovanlara önem verilmesine rağmen, ilerleyen yıllarda modern kovanlara geçiş 1970'li yıllara kadar çok gecikmeli olarak, ancak sağlanabilmiştir. Yurtdışında modern çerçeveli kovanlardaki gelişme ve iyileştirmeler, ülkemizde hiç takip edilmemiştir. Çerçeve ölçüsü de bu olayın içindedir ve ilk kabul edildiği 37 mm genişliği ile günümüze kadar gelmiştir.
3)- Türkiye'de kullanılan 37 mm çerçeveler kullanım sırasında, yanaşma yerlerindeki propolis ve bal mumu kalıntıları nedeniyle genişliği artmakta, daha da genişlemektedir. Okuyunca, birçok arıcı farkına varacaktır. Yeni bir kovan satın aldığınızda, iç kenarlar ile son çerçeve arasında 0,75 cm boşluk varken, zamanla kovan kontrollerinde son çerçeveyi kovana sokmakta, yerleştirmekte sıkıntı çekmeye başlamaktayız. Hatta bütün çerçevelerin yan yanaklarını el demiriyle iyice kazımadan, çerçeveleri kovana sokamaz hale gelmekteyiz (Bunun da çözümü var ama konumuz bugün bu değil).
Bu olayın nedeni, çerçeve genişliğinin yapışan propolis ile 39 mm'ye kadar büyümesidir.
Sakıncası, çerçeveleriniz artık standart Erkek çerçevesi genişliğine ulaşmıştır (39-40 mm). Araları iyice açılan çerçevelerdeki gözlerin kenarlarını arılar bal mumu ile yükseltir. Gözlerin derinliği artar. Artık bu gözler işçi arı yumurtası atımı için uygun değildir. Ana arı, derinleşmiş gözlere işçi arı yumurtası bırakmak istemez. Kuluçka verimi düşer, kuluçka alanı küçülür. Ana arı artık bu gözlere, erkek yumurtası atar. Yumurta atılmayan derin gözler ise, bal ve polen stoğu için kullanılmaya başlanır. Kuluçka alanı daraldıkça, erkek arı üretimi artar, kolonide bal ve polen stoğu oldukça yüksek miktarlara çıkar (Bal ve polen blokesi).
Buraya kadar anlattığım kovan içindeki bu değişimler sizin aklınızda neyi çağrıştırıyor. Yaşanacak bir olayın simülasyonu oluşuyor kolonide, farkında mısınız? Nedir? OĞUL HAZIRLIĞI değil mi?
Sizlere, 37 mm çerçeve genişliği, Türkiye'de arıcıların en büyük sorunu oğul eğilimini destekliyor, artırıyor diyorum. Sorunun bizzat temel sebeplerinden birini oluşturuyor.
4)- Ayrıca, bildiğiniz gibi arılar doğası gereği, çerçeve üst ve yanlarında bal stoğu yapmaya yatkındır. Karşılıklı iki çerçevenin yüzlerinde birbirine bakan gözler arasındaki mesafe; kuluçka gözleri arasında 8-9 mm, bal stoğu gözleri arasında 5-6 mm civarındadır.
37 mm çerçeve genişliğinden dolayı, göz derinliği artırılan bu gözler geri dönüşümsüz olarak sadece, bal ve polen stoğunda kullanılabilir olmakta, tekrar kuluçka olarak kullanılamamaktadır.
5)- Avrupa ve Amerika'da erkek arı üretimi için, özel 40 mm genişlikte çerçeveler imal edilmekte ve kullanılmaktadır. 37 mm genişlikte kullandığımız çerçevelerde üretilen erkek arılar yeterince kaliteli olmamaktadır. Çoğu erkek arı, işçi arı gözlerinde kalitesiz ve verimsiz yetiştirilmektedir.
Aşağıda Avrupa ve Amerika'dan çerçeve çizim ve ölçülerini paylaşıyorum. Daha onlarcasını gösterebilirim ama bunlar bile sizlere bir fikir verecektir.
6)- Sizlere kısaca anlatmaya çalıştığım bu konuda, devletçe tedbirler alınmak zorundadır. Anadolu arısında olduğu gibi bu konuda da oldukça geç kaldık. Güncellenmiş ve Türkiye genelinde standartlaştırılmış kovan ölçülerine ihtiyacımız var.
Türkiye genelinde tek bir kovan tipi konusunda da bir değerlendirilme yapılmalıdır. "Neden tek bir kovan tipi (Langstroth) kullanılmalı?" sorusuna doyurucu bir cevap verilememektedir. Ege bölgesindeki İzmir'de bir arıcı için Langstroth kovan ideal olabilir fakat Doğu Anadolu'da arıcılık yapan bir kişi için Dadant kovan daha uygun olabilir. Bu konuda ayrıca çalışmalar yapılması görüşündeyim.
Türkiye'nin başındaki en büyük sorun, Langstroth tipi kovanlarda ve çerçevelerindeki bölgesel ölçü farklarıdır.
Uygulamada önemli olan çerçeve ölçülerindeki standardın tutturulmasıdır. Bu konuda Amerika'da Langstroth ile Dadant kovanlarında ölçü uyumluluğu yıllar önce sağlanmıştır.
Aşağıdaki çizimimde sizlere ideal ölçülerde bir çerçevenin yandan bir kesit görüntüsünü paylaşıyorum.
25-26 mm petek (gömeç) kalınlığı ideal kuluçka peteği kalınlığıdır. Bu ölçülerde iki çerçeve arasında kalan arı boşluğu 9 mm olup, arılar bu genişlikte petek gözlerini daha fazla kabartmazlar. Ana arı için ideal işçi gözü derinliği olduğundan, ana arı petek alanının büyük kısmına rahatça yumurta döşer.
Bahsetmiş olduğum 35 mm çerçevelere sahip bir kovanın iç genişliği 370 mm (37 cm) olmalıdır. Bu ölçü bir erkek çerçevesi ilavesinde yeterli alanı da sağlayacak ölçüdür.
Arıcı koloniye ayrıca 40 mm genişliğinde erkek çerçevesi verirse, normal çerçevelere erkek yumurtası atılmaz. 35 mm çerçevelerde üst ve kenarlar bal stoğu için aşırı yükseltilmez, kabartılmaz. Koloni kontrollerinde çerçeve petek yüzleri düzgün olur.
EK BİLGİ; (Yazıyı bulup, katkı olarak sunan Mustafa Peker İSKAR beye teşekkürlerimle.)
Hoffman çerçevelerindeki standart çerçeve genişliği 35 mm'dir. Aynı zamanda çerçevelerin merkezden merkeze, 35 mm uzaklıkta olduğu anlamına gelir. Bu durum, yaklaşık 25 mm kalınlığında bir petek gömeci ve petekler arasında yaklaşık 9,5 mm arı boşluğu sağlar.
Bu aralık, ideal bir aralık olarak oldukça iyi çalışır. Yine de arıcılar tipik olarak üst ballıklardaki çerçeveleri 38 mm ölçüsünde yaparlar veya çerçeveleri daha fazla aralama gibi, birbirinden daha uzağa yerleştirir.
35 mm zaten gıda depolama, kuluçka peteği ve işçi peteği arasında bir uzlaşmayı sağlayan ölçüdür. Doğal işçi peteği 32 mm aralık ölçüsüne sahip iken, doğal petek daha çok 35 mm aralığa ve bal depolama peteği genellikle 38 mm veya daha fazla aralık ölçüsündedir.
Kuluçka peteğinde (35 mm'ye kadar gitmesine rağmen) verilen aşırı boşlukla ilgili olarak Hoffman'dan bir alıntı yapalım (kendinden arı boşluklu çerçevenin mucidi) :
"Çerçeveleri merkezden merkeze 35 mm yerine 38 mm olarak yerleştirirsek, kuluçka alanında 12,7 mm yerine 15,8 mm boşluk oluşacaktır. 15,8 mm bir alanı doldurmak ve ısıtmak için 12,7 mm bir boşluktan daha fazla arı gerekir ve kesinlikle gerektirecektir.
Aralarında, 12,7 mm boşluk olan iki peteğin üstündeki bakıcı arılar, kuluçka sıcaklığını korumak için birbirine yanaşacak, sırtları ile birleşecekler ve böylece iki kuluçka peteği arasındaki boşluğu kapatacaklardır. Bu boşluk 15.8 mm'ye genişlerse, arılar bunu yapamaz ve yavru yetiştirmek için gerekli sıcaklığı korumak için daha fazla arıya ihtiyaç duyulur.
Kolonilerimizin mevcutlarının hala az olduğu, ancak üremenin, çoğalmanın en çok arzu edildiği serin bahar günlerinde, kuluçka sıcaklığı için ne kadar dezavantajlı olacağını görmek zor değildir." – Julius Hoffmann, Arı Kültüründe Glennings, s. 673, cilt XVIII
Kaynak: Pendore Blogu — çeviri/derleme. Hakan Bozkurt
İlgili içerik: Kovan bakımı · Bal arısı biyolojisi · Arıcılık takvimi

