TÜRKİYE'NİN ÇAM ORMANI SORUNSALI
🎬 AnaArıcı yapay zekâ seslendirmeli video

Geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da ne yazık ki çam ormanı yangınlarıyla başımız dertte. En fazla insan kaynaklı olsa da, iklim değişikliği nedeniyle oluşan aşırı sıcaklar ve kuraklıklar orman yangınlarının çoğalmasında önemli bir sebep olarak karşımıza çıkıyor.
"Türkiye, acil olarak çam ormanı oluşturma planlarından vazgeçmelidir"
Ortaokul çağında, köyümüzün yakınındaki bir yangına müdahale etmeye çalışırken, dakikalar içinde yangının ortasında kalmış ve hayatını yüksekçe bir kayanın üstünden atlayarak kurtarmış bir kardeşiniz olarak, özellikle ege bölgesi başta olmak üzere derhal çam ağacı dikimini bırakmamız gerekiyor.
Çam kerestesi ve odunu, iyi bir gelir oluşturması, kerestesinin yüksek fiyattan satılabilmesi nedeniyle, ormanlaştırma politikalarında hep ön planda tutulmuştur.
Ayrıca, iğne yapraklı ağaçların genel karakteri nedeniyle havanın nemini, bünyesine çekebilmesi sayesinde hiç sulanmadan yetişebilmesi de bu tercihte rol oynamaktadır.
Fakat havanın neminden yararlanması ve kendi suyunu kendisinin temin etmesi, artık iklimi değişmiş olan Türkiye gibi ülkelerin ekosistemi için bir tehdit oluşturmaktadır.
Kafanız karıştı değil mi? Çam ağacı, çevre ekosistemine nasıl bir tehdit oluşturabilir? Anlatalım;
Güney Afrika Cumhuriyetinde, bölgeye ilk Avrupalıların geldiği dönemlerde mevcut olan ağaçlar Avrupalı göçmenler tarafından ihtiyaçlar doğrultusunda kesilmiş, bu işlemler sonucunda da bölgeye özgü ağaçların soyu tükenmiştir. Avrupa'dan getirilerek dikilen okaliptüs ve çam ağaçları gibi bu bölgeye özgü olmayan ağaçlar kuraklığa, erozyona ve orman yangınlarına, yerel ağaç ve bitki türlerinin yok olmasına sebep olmuştur. Günümüzde bu tür sorunlara yol açan ağaç türleri, kapsamlı çalışmalar doğrultusunda bölgeden uzaklaştırılmaktadır. (Kaynak: Wikipedia)
Denizden gelen nem yüklü havanın, iç bölgelerdeki havanın nemini artırmada, havasını yumuşatmada, iç bölgelerdeki ağaçların ve bitki örtüsünün ihtiyacı olan nemi sağlamada çok büyük bir önemi vardır. Özellikle kıyı bölgelere yoğun olarak dikilmiş çam ormanı alanlarında, çam ormanı tıpkı bir filtre gibi havanın bütün nemini alır, iç bölgelere tamamen nemsiz ve kuru bir havanın geçmesine sebep olur. İç bölgelerde zaten yazın çok az olan yağışlar nedeniyle topraktan az su temin eden bitkiler, sıcak ve kuru havanın etkisiyle daha fazla su kaybeder ve ölmeye başlarlar. Arıcılık için çok önemli olan birçok yabani bitki, çok sıcak ve çok düşük nemli havalarda yeterince bal özü salgılayamaz. Salgılasa bile sıcak ve kuru hava şartlarında çok kısa sürede balözü kurur. Ne yazık ki, çam ağacı artık kuraklaşan bölgelerde arılar ve arıcılık için de bir tehdit oluşturmaktadır.
Size başka bir soru sorayım. Kurak ve ağaç örtüsünün olmadığı ülkelerde yapılan ağaçlandırma çalışmalarında, siz hiç çam ağacının dikildiğini gördünüz mü?
Çam ormanları, eskiden beri bize ormanda yaşayan hayvanlara bir ev, sığınak olarak anlatıldı. Fakat gerçekte bir sığınak olmasından başka hiçbir faydası yoktur. Orman hayvanlarının yaşayabileceği, beslenebileceği hiçbir imkan, çam ormanlarında yoktur. Günümüzde orman hayvanlarının şehirlere inmesinin önlenmesinde, çam ağacı dikmenin hiçbir faydası yoktur. Neden mi ?anlatalım;
Çünkü çam ormanı ve çam ağacı altında, orman hayvanlarının beslenebileceği bitkilerin yetişmesi mümkün değildir. Çam ağacı, yetiştiği bölgede başka ağaç ve bitkilerin yetişmesini engeller. Sizler de mutlaka görmüşsünüzdür, çam ormanı içinde bitkiler olmaz.
Ayrıca çam ormanlarının, orman hayvanlarını besleyecek hiçbir faydalı ürünü yoktur (batı kıyı bölgelerde çam balı hariç). Örneğin; Türkiye'nin yerli ağacı meşe, palamut meyvesi ve yaprakları ile hayvanlara bol ve besleyici gıda sağlar. Diğer geniş yapraklı ve yaprak döken ağaçlar yapraklarıyla otçul hayvanlarına bir besin sağlar. Burada ismini sayamayacağım kadar çok geniş yapraklı ve meyveli ağaçlar, orman hayvanlarının gerçek besin ve yaşam kaynağıdır.
Gençliğimde orman yangını içinde kaldığımı ve hayati tehlike atlattığımı daha önce yazmıştım. Çam ağacı orman bitkileri içinde en yanıcı ve ateş yayıcı bitki olarak tehlikeli bir konumdadır. Kapalı kozalakları yangın sırasında birer bomba gibi patlayıp 50-100 metre ötelere kadar ateşi sıçratır. Yangının kıyısında kürekle müdahale ederken bir anda ateşin ortasında kalmamın en büyük nedeni, ateşi çok hızlı uzaklara sıçratan kozalaklarıdır.
Ormanlaştırma çalışmalarında Sovyet Rusya'nın uygulamaları, konuya çok iyi bir örnektir. Örneğin; Rusların Bulgaristan'da yaptığı ağaçlandırma çalışmalarında çam ağacı hiç tercih edilmemiş, binlerce dönümlük AKASYA ve IHLAMUR ormanları oluşturulmuştur. Bugün bu akasya ve ıhlamur ormanlarının çevresinde bulunan arıcılar yılda 2-3 defa çok yüksek miktarda bal hasadı yapabilmektedir. Tanıdık bir arıcıyı örnek verecek olursak; Mustafa Peker İSKAR beyi ve onun bugünlerde bal hasadı ile ilgili yaptığı paylaşımları facebook sayfasından takip edebilirsiniz.
Yukarıda yazdıklarımdan dolayı, çam ağacı düşmanı olarak etiketlenmek istemem fakat ben değişen iklim ve kuraklık artışı nedeniyle çam ağacının ekosistemimize yaptığı zararlar hakkında bilgi vermek istedim. Konu belirttiğim gibi, çam ağacının yüksek düzeyde yanıcı bir ağaç olması değil sadece. Havanın nemini kurutarak, diğer bitkiler ve canlılar üzerinde ölümcül etkiler yaratıyor. Orman hayvanları için hiçbir besin kaynağı sunmadığı için, çam ormanlarının dikimi sebebiyle, orman hayvanları beslenemiyor, insanların yaşadığı bölgelere ve şehirlere inmelerine sebep oluyor. Çam ormanları altlarında bitkilerin yetişmesine engel oluyor, ekosistemi bozuyor.
Sonuç olarak; 1)- İçinde bulunduğumuz iklim değişikliği ve kuraklık artışı nedeniyle, çam ağacı dikimlerinden vazgeçilmelidir,
2)- Ormanların bir rant aracı (gelir kapısı) olarak görülmesinden, bir an önce vazgeçilmelidir,
3)- Çam ormanlarının bütün ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerinin değerlendirilerek, ormanlaştırma (ağaçlandırma) çalışmalarında, yangına karşı daha az duyarlı, geniş yapraklı, meyve veren, nektar ve polen verebilen, orman hayvanlarıyla dost ağaçların dikilmesi gerekmektedir.
4)- Diğer geniş yapraklı ağaçların oluşturduğu ormanlar havanın nemini kurutmaz, iklim daha yumuşak olur, havanın nem düzeyinin yeterli seviyede olması hem bitkiler hem de hayvanlar için yaşamı destekleyici rol oynar. Ayrıca nektar veren ağaçların, nektarının kuruması önlenir. Arılar sıcak havada, eğer yeterli nem varsa nektar bulabilir. Nemli havalarda nektar verimi ve miktarı daha fazladır.
5)- İnternet ortamında yukarda savunduğum görüşlere karşı, çam ağacını savunucu yazılara denk geleceksiniz. En çok ta, kızılçamın yerli ağacımız olduğu konusundadır. Fakat tarihte hiçbir zaman kızılçam ağacı Anadolu'ya bu kadar yayılmamış ve bu kadar büyük orman alanları olmamıştır.
Ankara yakınlarında Timur'un büyük ordusunu ve çok fazla sayıda olan fillerini DUT ormanları içinde sakladığını okumuş olanlarınız vardır. Dut ağacı gerek meyvesi ve yapraklarıyla ile orman hayatına büyük bir destek ve gerekse kuraklığa direnci ile çok iyi bir orman bitkisidir. Ekosisteme faydası ise hiç tartışılamaz. Dut ağacı da bizim yerli ağacımızdır (NOKTA).
Meşe ağacı da yerli ağacımızdır. Gerek meyvesi gerekse yaprakları, orman hayvanlarının beslenmesinde büyük katkı sağlar. Sonbaharda meşe salgısından bal arıları yararlanarak dünyanın en değerli balını üretirler (çoğu kişi meşe balının, kestane balından daha değerli bir bal olduğunu bilmez). Çam balını da unutmuyoruz elbet ama çam balı gerçekte bütün faydalı besinlerin emici böcek tarafından alındığı, geriye sadece şekerin kaldığı bir besindir.
Dut ve meşenin haricinde akasya, ıhlamur, kestane gibi ve sayamadığım birçok faydalı ağaçlar ve bitkiler, önümüzde büyük bir alternatif olarak duruyor.
Çam ağacını savunanların, çam ağacının havanın nemini kurutması, orman hayvanlarının beslenmesine hiçbir katkısının olmaması, kendisinden başka hiçbir bitki türünün yaşamasına izin vermemesi konularında diyecek hiçbir sözleri yoktur. Orman yangınları konusunda, diğer ağaçların da yandığı konusundaki savunmaları ise iddialarında tutunacak dal arama gayretlerine düşmeleri nedeniyle gülünçtür.
Faydalı olabildim ise ne mutlu. Yangınsız bir yaz mevsimi dileği ile selamlar.
Hem yangınlarin hem de uluslararası ilişkilerin aktörü: Çam ağacı
Kaynak: Pendore Blogu — çeviri/derleme. Hakan Bozkurt

