YEREL EKOTİPLERİN SEÇİMİ VE KAYIT TUTMA

YEREL EKOTİPLERİN SEÇİMİ VE KAYIT TUTMA

🎬 AnaArıcı yapay zekâ seslendirmeli video

YEREL EKOTİPLERİN SEÇİMİ VE KAYIT TUTMA

Bölgemizdeki bal arısı kolonileri, seçim ve iyileştirmede kaynak olarak görülmelidir. Bu kolonilerden çok az sorumlu olabiliriz, bu nedenle etki alanımızı artırmak için bölgedeki diğer arıcılarla işbirliği yapmak ve çalışmak için büyük bir gayret göstermeliyiz. İthal arıların kullanımından kaçınarak, 'doğal seçilim' veya arıcı tarafından 'ıslah seçimi' ile şekillendirilmiş yerel bir ırk geliştirme yolundayız.

İyileştirme süreci, en iyi kolonilerin genlerinin çoğaltılmasına ve en kötü kolonilerin ana arılarının alandan çıkarılmasına ve böylece bu genlerin bölgedeki arılara genetik etkisinin azaltılmasına bağlıdır. Bu süreç, genetik çeşitliliğin korunmasının öneminin bilinciyle yürütülmelidir. Çok sayıda erkek arı ile çiftleşen ana arı sistemi ile bal arısı, 'aile içi çiftleşme' sorunlarından kaçınmak ve genetik çeşitliliği korumak için iyi adapte olmuştur.

YEREL EKOTİPLERİN SEÇİMİ VE KAYIT TUTMA

Yeni nesil ana arıları yetiştirmek için, en çok arzu edilen ana arıları seçmemize ve alandan istenmeyen ana arıları değiştirmemize izin vermek için, bir kayıt tutma sistemi kullanmamız gerekir. Her ana arının niteliklerinin bir resmini çizin. Arıcılar kolonilerinin genel yönetimi için kayıt tutmaya alışkındır, ancak arılarının karakterlerini değerlendirmek için kayıt tutmaya alışkın değildir. Bu görevi yapmanın tek bir doğru yolu yoktur ve arıcılar kendi sistemlerini tasarlamak isteyebilirler. Sistem hızlı ve kullanımı kolay olmalı, ancak bir bakışta her bir ana arının göreceli niteliklerini gösteren faydalı ve ilgili veriler sağlamalıdır.

Bazıları yönetim için bir kart ve karakterlerini değerlendirmek için ayrı bir kart kullanmayı severken, diğerleri ikisini birleştirmek ve her şeyi tek bir kartta toplamak isteyebilir. Bu NatBIP Kılavuzunda, katılımcılar tarafından kullanılmak üzere indirilebilen ve yazdırılabilen bir veya daha fazla örneğimiz bulunmaktadır. Ayrıca arıcıların 'standart' kartı, tercihlerine uyabilecek şekilde değiştirme seçeneği de olacaktır.

Bir bireyin veya grubun karar vermesi gereken ilk şey, hangi karakterleri seçeceğidir. Ne kadar az karakter üzerinde çalışmak istiyorsak, ilerleme kaydetme ve amacımıza ulaşma şansımız o kadar artar. Ulusal Arı Geliştirme Programı (NatBIP), hangi karakterlerin seçileceğini veya bu karakterlerin nasıl değerlendirileceği konusunda sizi zorlamaz. NatBIP, sonuç verdiği kanıtlanmış, denenmiş ve test edilmiş yöntemlerden önerilerde bulunacaktır, ancak bireyler ve gruplar kendi kararlarını vermekte özgür olacaktır. Hiçbir şey kesin değildir ve her şey arıcıların deneyimine göre zamanla değiştirilebilir. Tarif edilen sistemde önerilen kayıt kartı kullanılarak aşağıdaki karakterler seçilir:

Ülke çapındaki bireyler veya gruplar, farklı bir dizi karakteri tercih edebilir ve buna göre ayarlama yapmakta özgürdür. Aşağıda, bu karakterleri seçme nedenlerimiz ve her bir koloniyi onlar için nasıl değerlendirdiğimiz yer almaktadır.

Yıllar boyunca çeşitli puanlama sistemleri denenmiştir. Favoriler ve kullanımı en kolay olan, 1'den 5'e (5 en yüksek puandır) veya -2'den +2'ye kadar olan sistemdir ve 0, tarafsız orta noktayı temsil eder.

1'den 5'e kadar olan sistem, aşağıdaki metinde açıklanan sistemdir.

Çoğumuz, rastgele melezlenmiş arılarla, yani çeşitli ırkların bir karışımı olan arılarla başlayacağız. Bu, 150 yılı aşkın süredir Avrupa'nın farklı iklim bölgelerinden gelen arıları ithal etmenin sonucudur. Bazı insanlar, genetik çeşitlilik, uysallık ve üretkenliği hoş karşılanan nitelikler olarak öne sürerek arı ithal etmeyi olumlu olarak görürler, ancak gerçek şu ki, uysallık sonraki nesiller boyunca sürdürülemez ve oldukça farklı coğrafi bölgelerden gelen arılar, özel çevre ve iklim koşullarımıza uygun arılarımıza, uygun olmayan bir genetik yapıya sahiptir.

Belki de daha da önemlisi, ırkların sürekli karıştırılması, doğru üremeyen arılar üretir, bu da seçim ve iyileştirmeyi zorlaştırır ve dolayısıyla stok kalitemizi iyileştirmede, ilerleme kaydetmeyi yavaşlatır.

İyileştirme programlarımızda daha fazla tutarlılık elde etmek ve ilerlemeyi hızlandırmak için bir ırk veya alt ekotipler içinde seçim yapmamız yardımcı olur. Bireyler veya gruplar bu konuda ileriye dönük en iyi yol hakkında kendi kararlarını verebilirler, ancak ithal arılardan sürekli yeni gen girişi olmadan ve doğal ve yapay seçilimin etkisiyle yerel arı popülasyonları yavaş yavaş evrimleşerek bir arı popülasyonu oluşturacaktır. Soy, bu doğru üreme olasılığı daha yüksek olan, daha homojen bir popülasyondur.

Yerli ırkın, uzun vadede baskın olma olasılığının yüksek olduğuna ve arıların iyileştirilmesine dahil olan birçok kişinin bu ırkı seçerek, bu eğilimi aktif olarak teşvik edeceğine dair bir inanç vardır. Bunu yapmanın en basit yolu, bir kolonideki işçi arıların görünümünü 1'den 5'e kadar bir ölçekte değerlendirmektir. 5 puan, işçileri tek tip ve görünüşte yerli olan bir koloni için verilir.

Bazıları, dış görünüş üzerinden kaliteyi değerlendirmenin aslında yararlı ve güvenilir bir yöntem olup olmadığını sorgulayabilir. Kullanılabilecek diğer teknikler arasında 'morfometri' ve 'DNA analizi' yer alır. Görsel görünümle değerlendirme, en basit ve en ucuz yöntem olmaya devam ediyor. DNA analizi, daha tutarlı bir arı ırkı elde etmedeki yararlılığını doğruluyor gibi görünüyor.

İyi bir mizaç, arıcıların genellikle arılarında istedikleri en önemli karakter olarak belirttiği karakterdir. Gerçek 'hayatta kalma' dışında, arıcılığın zevki ve halkın güvenliği için önemi konusunda hiçbir şüphe yoktur.

Bir koloninin mizacı, her incelemede değerlendirilmelidir. 1'den 5'e kadar olan bir ölçek iyi çalışır ve değerlendirmeyi kolay ve doğru hale getirir. "Koloni ile çalışmak iyi mi kötü mü ?" diye sorulmalıdır. İyiyse, ne kadar iyi olduğuna bağlı olarak 4 veya 5 puan verilebilir. Eğer ele alınması zor veya hoş değilse, onları kötü veya çok kötü değerlendirmemize bağlı olarak, onlara 1 veya 2 veya özellikle iyi veya kötü değilse 3 puan verebiliriz.

Mevsim boyunca farklı durumlarda, hava durumuna, mevcut nektar akımına veya örneğin oğul vermeyle ilgili duruma bağlı olarak önemli farklılıklar olabilir. Ancak oldukça hızlı bir şekilde hangi kolonilerle çalışmanın iyi veya kötü olduğuna dair bir kanaat oluşturulur.

Damızlık ana arılar, normal olarak, istisnai bir uysallık gösteren kolonilerden seçilecektir.

Oğul, arının yaşam döngüsünün doğal bir parçası olsa da, farklı ırklar arasında olduğu kadar, farklı koloniler arasında bile oğul verme eğiliminde önemli farklılıklar olabilir. Oğul, arıların doğal üreme yöntemidir. Koloni sayısını artırmanın bir yoludur ve vahşi doğada türlerin hayatta kalması için esastır. Oğul, aynı zamanda, yaşlı bir ana arı tarafından yönetilen bir koloni ve başarılı bir şekilde çiftleşip yumurtlamaya başlaması gereken genç ana arılara sahip, bir veya daha fazla koloni ile sonuçlanan riskli bir stratejidir.

Arıcının bakış açısına göre, oğula ve ana koloniye yönelik risklerin yanı sıra, oğul veren bir koloni, bal üretiminde büyük bir düşüşe neden olacaktır. Ayrıca, mahalle gibi bir ortamda oğul verme, halk için rahatsız edici bir faktör olabilir. Bu nedenlerden dolayı, arıcılar normalde daha az oğul veren arıları tercih ederler. Oğul hücreleri genellikle iyi ana arılar üretse de, gelişen kolonilerin iyi beslenmiş hücreler üretmesinin bir sonucu olarak, bu tip anaların tekrar tekrar kullanılması, arıların ortalamadan daha fazla oğul verme eğiliminde olmalarına neden olabilir.

Bazı arılar oğul vermek yerine ananın yerine geçme eğilimindedir(süpersedür). Bu, koloninin oğul verme riskleri olmaksızın bir yedek ana arı ürettiği ve arıcılar tarafından uygun bir kalite olarak görüldüğü bir süreçtir. Oğul verme eğilimi daha düşük arılar üretmek için, oğul eğilimini 1'den 5'e kadar bir ölçekte değerlendirebiliriz. Bir koloni yalnızca, oğul verme hazırlıkları gözlemlendiğinde değerlendirilir veya bir puan verilir. Böylece, yumurta aşamasının ötesinde ana arı hücrelerinin üretimi gözlemlenirse, ana arı buna göre derecelendirilecektir.

Arı sütü ile mühürlenmemiş veya mühürlenmiş hücreler gözlenirse , 2 puan verilmelidir.Bu , koloninin gücüne ve/veya olası bal üretimine göre yukarı veya aşağı (3 veya 1'e) ayarlanabilir . Bu nedenle, belki biraz bal üretimi olan güçlü bir koloni 3'e ayarlanabilirken,üretimi muhtemel olmayan zayıf bir koloni 1'e yuvarlanır.

Sezon boyunca hiçbir ana arı hücresi gözlenmezse , 4 puan verilmelidir.Bu , koloninin gücüne ve/veya olası bal üretimine göre yukarı veya aşağı (5 veya 3'e kadar) ayarlanabilir . Bu nedenle, iyi bal üretimi olan güçlü bir koloni 5 puan alırken, çok az üretimi olan veya hiç üretimi olmayan daha zayıf bir koloni 3'e yuvarlanır.

Kışlama kabiliyeti , yılın ilk tam denetiminde genellikle bahar ayında ve yalnızca bir kez yapılan bir değerlendirmedir.İlkbahar ilerledikçe kolonilerin gücünün bir ölçüsüdür. Ortalama güçlü bir koloniye 3, güçlü veya çok güçlü 4 veya 5 ve zayıf veya çok zayıf 2 veya 1 puan verilir. Kesin bir büyüklük yoktur, mevsimler değişir, sadece koloniler arasında bir karşılaştırmadır.

Birçok arıcı, kolonilerinin ilkbaharda güçlü olmasını ve bu sayede, yağlı tohumlu kolza ve diğer bahar nektar akışlarından mevsimin başlarında maksimum faydalanmasını ister. Bu, istenen bir özelliktir.

Sağlık ve Kuluçka düzeni genellikle yalnızca kayda değer bir şey tespit edildiğinde değerlendirilir; örneğin, yüksek miktarda sağlıklı kuluçka içeren ekstra iyi bir kuluçka modeline 4 veya 5 verilebilir. Erişkin arı veya kuluçkanın herhangi bir sağlık sorunu not edilebilir ve 2 veya 1 puan verilebilir. Örneğin, kuluçkada Kireç hastalığının varlığı 2 veya 1 puan verilmesini gerektirebilir.

Hepimiz farklı koşullar altında çalışıyoruz, bazı alanlar diğerlerinden daha verimli ve mevsimler çok farklı.

Bal verimini daha anlamlı hale getirmenin en iyi yolu, onları 'bal verimi oranı'na (BVO), yani bir koloninin arılık ortalamasına kıyasla bal verimine dönüştürmektir.

Arılık ortalamasını hesaplamak için, bal üreten tüm kolonilerin verimini toplar ve koloni sayısına böleriz. Bireysel bir koloninin verimi, daha sonra arılık ortalamasına bölünebilir. Ortaya çıkan rakam, ortalamaya kıyasla her koloni için bir oran verir.

Böylece: Bal Verimi Oranı (BVO) = Koloni verimi ÷ Arılık ortalaması

2,0 rakamı, koloninin arılık ortalamasının iki katı bal ürettiğini, 0,5 ise arılık ortalamasının yarısı kadar bal ürettiği anlamına gelir.

Bir koloninin bal üretme yeteneğini birçok değişken etkiler. Bunu etkileyen en önemli faktörlerin hangileri olduğunu bilmek zor olabilir, ancak bal üretim rakamlarını bal verimi oranına (BVO) çevirerek, tüm nedenlerini bilmesek bile, bir koloninin verimli olduğunu gösterebiliriz.

Doğru kayıtları tutarak, örneğin daha fazla ana arı üretmek için veya erkek arı üretimi için, hangi kolonileri veya ana arıları kullanmamız gerektiğini ve hangilerinin bir şekilde bertaraf edilmesi gerektiğini bulabiliriz. Tüm kolonilerimiz, en uygun şekilde kullanılacak varlıklarımızdır. Bu nedenle genlerini gelecek nesillere aktarmak istemeyeceğimiz, kalitesiz her şey çeşitli şekillerde ele alınabilir. Bal üretiminde kullanılmak üzere, yeniden analandırabilir veya 'çiftleşme alanından' çıkarabilir veya çiftleştirme kutularındaki kadrolarda kullanmak için kullanılabilirler. Daha sonra bölme yöntemi ile daha fazla koloni oluşturmak için yararlı bir kaynak olarak kullanılabilirler.

Çevirmen notu: Yazıda bahsi geçen Koloni Kayıt kartı ile Arılık Kayıt Kartını aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilir. Bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Aslı ingilizce olan kayıt kartlarını, sizler için Türkçeleştirip, güncelledim. Sizler kendi ihtiyaçlarınıza göre, bu kartları değiştirip, basarak kullanabilirsiniz. Faydalı olması dileklerimle.

Kaynak: Pendore Blogu — çeviri/derleme. Hakan Bozkurt

İlgili İçerikler


WhatsApp ile sorHemen ara